bitcoin-madencilik-konseyi

Bitcoin mi, Dolar mı Daha Yeşil? Bitcoin Madencilik Konseyi (Bölüm II)

Bir önceki yazımızda Bitcoin blokzincir ağının konsensüs mekanizmasından, zorluk ayarlamasından, Bitcoin madenciliğine ilişkin temel bilgilerden ve bu veriler ışığında Bitcoin madenciliği için tüketilen elektrik miktarında yaşanan artışın nedenlerinden ve bu durumun bazı olumsuz sonuçlarından bahsedilmişti.

Bitcoin madenciliğinde artan elektrik kullanımının bizi çevresel bir felakete sürüklediğini düşünen insanların sayısı az değil. Bitcoin’in fiyatında görülen artış ve hash oranında, işlem gücünde görülen artışla birlikte (korelasyonu yüksek iki değişken) bu tartışmanın dozu dönem dönem yükseliyor. Bir önceki yazımızda İran ve Çin’in bazı bölgelerinde Bitcoin madenciliği ile ilişkili elektrik kesintilerinin yaşandığını ve elektrik tüketimine bağlı olarak kullanılan fosil yakıtlar nedeniyle hava kirliliğinin arttığı ifade edilmişti. Bu gelişmeler özelinde geçtiğimiz aylarda Bitcoin madenciliği ve Bitcoin madenciliğinin çevresel etkileri tartışmasının dozu da ciddi anlamda artmıştı.

Peki Bitcoin gerçekten bizi çevresel bir felakete mi sürüklüyor, bu enerjinin ne kadarı fosil yakıtlardan ne kadarı yenilenebilir enerji kaynaklarından geliyor?

Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Bir önceki yazımızda Cambridge Üniversitesi Alternatif Finans Merkezi tarafından hazırlanan Cambridge Bitcoin Elektrik Tüketimi Endeksi’nde yer alan verilere yer verilmişti. CBECI endeksi Bitcoin’in elektrik tüketimine ilişkin sık referans verilen önemli kaynaklardan bir tanesidir. Cambridge Üniversitesi’nin Bitcoin’in enerji kullanımına ve enerji kaynaklarına dair akademik, metodolojik çalışmaları mevcuttur.

Bitcoin madenciliğinin enerji kaynaklarına dair verilerin yer aldığı Cambridge Üniversitesi tarafından Eylül 2020 tarihli 3. karşılaştırmalı Küresel Kripto Varlık Çalışması yayımlandı. Çalışmada bölgelere göre madenciler, madenciliği yapılan kripto varlıklar, hash gücü, oranı ve madencilik faaliyetlerinin enerji kaynaklarına dair önemli veriler yer alıyordu.

Örneklem gruplarına yapılan anketlerle ve çeşitli araştırmalarla ulaşılan sonuçların yer aldığı ve çalışmanın metodolojisinin de paylaşıldığı raporda madencilerin %76’sının enerji kaynakları arasında yenilenebilir enerji kaynakları olduğu verisi paylaşılıyor. PoW konsensüsüne göre yapılan çalışmada madencilik faaliyetinde tüketilen elektriğin %39’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandığı bilgisi paylaşılıyor. Bu oran birçok kişiyi şaşırttı çünkü yaygın kanaat madencilik girişimlerinin yüksek oranda fosil yakıtlarla sağlanan enerji kaynaklarını kullandığı yönündeydi.

Bitcoin madencilerinin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmalarının ana nedeninin çevresel bir tutum olmadığını söyleyebiliriz. Madenciler tarafından madencilik maliyetini düşürmek için endüstriyel elektrik konusunda devlet teşviklerinin olduğu ya da elektrik maliyetinin ucuz olduğu ülkelerin madencilik için tercih edildiğini görüyoruz.

Türkiye hem Dolar kuru (madencilik donanımı ithal ediliyor) nedeniyle hem de uzun bir süredir değeri artan elektrik maliyeti nedeniyle Bitcoin madenciliği ve PoW konsensüsü ile çalışan diğer kriptoparalar (Ethereum vb.) konusunda tercih edilen ülkelerden biri değildir.

Yenilenebilir enerji elektrik maliyetini düşürmek, daha sürdürülebilir madencilik girişimleri için madenciler açısından önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Cambridge Üniversitesi tarafından hazırlanan bahse konu raporda madencilik işletmelerinin enerji kaynakları olarak %62 oranında hidroelektrik (özellikle hash oranı yüksek olan Çin’de yağışların yoğun olduğu dönemlerde) %38 oranında kömür, %36 oranında doğal gaz, %15 oranında petrol, %17 oranında rüzgar enerjisi, %15 oranında güneş enerjisi, %12 oranında nükleer enerji, %8 oranında jeotermal enerji ve %2 oranında diğer enerji kaynaklarını kullandığı bilgisine yer veriliyor. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere enerji kaynakları olarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının ciddi anlamda tercih edildiğini görüyoruz. Bu tercihin başlıca sebebini, yukarıda ifade ettiğimiz üzere daha sürdürülebilir daha düşük maliyetli ve maliyet açısından daha öngörülebilir enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç olarak nitelendirebiliriz.

Cambridge raporu ile birlikte Twitter CEO’su Jack Dorsey tarafından kurulan ve Bitcoin yatırımları da bulunan ödeme hizmeti Square, fon yönetim şirketi Ark Invest gibi çok sayıda farklı platform tarafından yapılan çalışmalarda, Bitcoin madenciliğinde hem kullanılan yenilenebilir enerji kaynaklarının azımsanamayacak miktarda olduğu hem de enerji verimliliği için Bitcoin madenciliği girişimleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımların önemli ölçüde artabileceği ifade ediliyor.

Kentucky Eyaleti Madencilik Düzenlemesi

ABD’de geçtiğimiz Mart ayında Kentucky Eyaleti milletvekilleri meclise bir yasa tasarısı sundu. Tasarıda Bitcoin madencilerini eyalete çekmek, istihdamı artırmak ve aynı zamanda madencilik, kriptopara sektörünü desteklemek için madencilik işletmelerine yönelik elektrik vergi indirimi yapılması gündeme geldi.

Mart ayının son haftasında kriptopara madencilerine vergi indirimi getiren yasa imzalanarak yürürlüğe girdi. Bu düzenlemenin bu yazının konusunu oluşturan yenilenebilir enerji kaynakları açısından önemi, 1 milyon Dolar ve üzeri temiz enerji odaklı girişimlerin desteklenecek olmasıydı.

Kentucky Eyaleti’ndeki düzenlemeye benzer farklı düzenleme girişimleri de mevcuttur. Sadece düzenlemeler çerçevesinde değil madencilik faaliyetleri için genel anlamda çok sayıda etkili ve verimli elektrik tüketimi, verimliliği çözümlerinin geliştirildiğini görüyoruz.

Bitcoin Bir Batarya Mı?

Bitcoin madenciliğinin çevresel etkileri tartışmaları çerçevesinde, Coinbase’in eski CTO’su, melek yatırımcı ve girişimci Balaji Srinivasan “Bitcoin bir bataryadır” yaklaşımını ortaya attı. Bu yaklaşımı çerçevesinde referans* verdiği Eylül 2018 tarihli WEF (World Economic Forum) web sitesinde yer verilen yazıda, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanımı ve depolaması maliyetli “atık” enerjinin etkin bir şekilde kullanımının sağlanması açısından madencilik faaliyetlerinin sunabileceği fırsatlar dile getiriliyordu.

Bitcoin bir batarya mı tartışmaları çerçevesinde dile getirilen görüşlerde, Bitcoin’in işlevi, bireylere sunduğu fırsatlar, getirdiği inovasyon çerçevesinde tükettiği elektriğin, geleneksel finans sisteminin (bankacılık vb.) işleyişi için tüketilen elektrik ve altın gibi değerli madenlerin çıkarılması, işlenmesi için tüketilen elektriğe kıyasla abartıldığı ifade ediliyordu. Bu çerçeveden bakınca tüketilen enerji ve sağlanan fayda açısından Bitcoin bir bataryadır yaklaşımı öne çıkıyor.

Elon Musk ve Bitcoin Madencilik Konseyi

Bitcoin madenciliğini, enerji kullanımını ve çevresel etkilerini tartışmaya açan son gelişme ise Elon Musk’ın Twitter gönderileriydi. Musk daha önce Tesla’nın araç satışında Bitcoin ile ödeme alacağını duyurmuştu ve bu duyuru Bitcoin’in değerinde artışa neden olmuştu. Ancak 13 Mayıs 2021 tarihinde Musk yine Twitter’dan yaptığı duyuruda Bitcoin madenciliğinde özellikle kömür gibi fosil yakıtların kullanımının artması nedeniyle Tesla’nın Bitcoin ile ödeme almayı durdurduğunu ifade etti.

Musk’ın yukarıda bahsedilen duyurusu Bitcoin’in değerinde ve kriptopara fiyatlar seviyesinde önemli bir düşüşü tetikledi ve bahse konu duyurunun piyasa manipülasyonu amaçlı yapıldığına dair şüpheler gündeme geldi.

Musk’ın ya da Tesla’nın Bitcoin madenciliğinin nasıl yapıldığı ve elektrik tüketimi konusunda bilgisi olmadan Bitcoin ile ödeme alma gibi bir karar verdiğini ve daha da önemlisi yaklaşık 1.5 milyar Dolar değerinde Bitcoin yatırımı yaptığını düşünmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Bu nedenle bu açıklamanın amacına ve samimiyetine ilişkin şüphelerim var.

Musk’ın açıklamalarından sonra Bitcoin madenciliği için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile ilgili tartışmalar hız kazandı ve geçtiğimiz ayın son haftalarında Microstrategy CEO’su Michael Saylor’un duyurduğu ve Kuzey Amerikalı madencilik işletmelerinin öncülük ettiği bir kuruluş olan Bitcoin Madencilik Konseyi kuruldu. Konsey, Saylor aracılığı ile Elon Musk ve sektörün önde gelen diğer isimleri ile Bitcoin madenciliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi ve bunun teşvik edilmesi gibi konularda görüşmeler sağladı.

Bitcoin Madencilik Konseyi’inin temel amacı, madencilik işletmelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmek, daha sürdürülebilir daha şeffaf enerji kullanımı sağlamak ve bu çerçevede dünyanın diğer bölgelerinde yer alan madencilik girişimleri için lobi faaliyetleri yürütmek olarak deklare edildi.

Sonuç

İran ve Çin’de kriptopara madenciliği ile ilişkilendirilen bölgesel elektrik kesintileri meydana gelmiş ve mazot gibi kalitesiz yakıtların yakılmasıyla (iddia) hava kirliliği oluşmuştu. Geçtiğimiz günlerde, uzun bir süredir madencilik faaliyetlerini sıkı bir şekilde denetleyen İran’ın 4 ay süre ile madencilik faaliyetlerini yasakladığını öğrendik. Çin ise madencilik konusunda sıkı birtakım düzenlemeler hayata geçirmeyi planlıyor ve bu gelişmenin öğrenilmesi dahi kriptopara piyasasını olumsuz etkiledi. Diğer birçok devletin de muhtemel benzer durumlar çerçevesinde benzer düzenleyici aksiyonlar alma ihtimali güçlü görünüyor. Dolayısıyla Bitcoin madenciliği uzun bir süre daha tartışılmaya devam edecek.

Mevcut haliyle madencilik faaliyetlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım oranı oldukça yüksek ve bu oran daha sürdürülebilir daha düşük maliyetli enerji ihtiyacı çerçevesinde önümüzdeki günlerde farklı çözümlerle daha da artacaktır. Enerji kaynakları sınırlı ve elektriğin ya ucuz ya da devlet tarafından sübvanse edildiği bölgelerde İran ve Çin’e benzer madencilik kaynaklı problemlerin yoğunlaştığını görüyoruz. Yani yaşanan problemi genellemek de yanlış olacaktır.

Enerji kaynaklarının daha etkin kullanımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının madencilik için tüketilen enerji içerisindeki oranının artırılmasının çok zor olmadığını hatta piyasanın gelişimi ile doğal olarak bu çerçevede aksiyon alınacağını söyleyebiliriz.

Bitcoin’in enerji tüketen bir varlıktan ziyade sağladığı fayda, sunduğu devrimsel yenilik itibariyle bir enerji depolama aracı olduğuna inanıyorum. Reel olarak da madencilik faaliyetinin yukarıda ifade edilen “atık enerji” çerçevesinde bir enerji depolama aracına dönüşeceğine inanıyorum.

Son olarak geleneksel finansal araçlarla enerji tüketimi dahil farklı açılardan yapacağımız bir kıyaslama neticesinde Bitcoin’in Dolar’dan daha yeşil olduğunu göreceğiz.

Cryptocurrency mining could become the new face of energy storage. Here’s how; https://www.weforum.org/agenda/2018/09/mining-for-cryptocurrencies-could-be-the-future-of-energy-storage/

Bu yazı ilk olarak BTCHaber‘de yayımlanmıştır.

Share This